• -₺9,00

Dylan Dog 29

₺25,00
₺16,00 Kazanç ₺9,00
Vergi hariç

"Kasap - Il Tagliagole"
Senaryo: Tiziano SCLAVI
Çizen: Gianluigi COPPOLA
Kapak: Angelo STANO

"Kara Lanet - Maledizione Nera"
Senaryo: Tiziano SCLAVI
Çizen: Ferdinando TACCONI
Kapak: Angelo STANO

Adet

HDG Basın Yayın Dagıtım Ltd. Sti. adına Imtiyaz Sahibi ve Sorumlu Yazıisleri Müdürü: Mehmet Hasim ÖZ
Yayın Yönetmeni: Başak AKSEL
Çeviri: Fatih OKTA
Copyrigtt © Sergio Bonelli Editore 2010
Türkçe Yayın Hakları: HOZ Comics Eylül 2010
ISBN: 978-605-5587-93-1

***

Evlenmeden önce çok iyi bir editör, grafiker, yazar ve sanat görüşü son derece yüksek biriydi... Evlendikten sonra bu özelliklerine bir de çok iyi çizgiromancılığı ekledi...
Başlarda Dylan Dog’a pek de ısınamadı...
Hoz Comics’e transfer olduğunda “Gözler ve Karanlık” gibi muhteşem bir polisiye eserle başlayıp, “Tom Braks” gibi sakin bir western klasiği ile devam edince okuma işlerine, Dylan Dog’un kabusları sanki biraz iter gibi oldu onu... Ama, daha birinci macerayı bitirmeden en kral Dylan Dogcu’dan Dylan Dogcu olup çıkmıştı... Anlayacağınız artık Dylan Dog Korku Postası’nı Başak Aksel Öz yazıyor, yani kısaca boz...

Hoz

Dylan Dog dehşet saçan bir kasabın peşinde... İyi de bennerede bir kasap görsem, ya da kesilmiş bir baş resmi; hafızamda tek bir adam canlanıyor... Daniel Day Lewis... Martin Scorsese’in 2002 yılında çektiği filminde, 1840’lı yıllarda NewYork’u tekeline geçirmeye çalışan “Kasap Bill” lakaplı o acımasız, vahşi, çirkin ama bir o kadar da hayatın raconuna uyan, saygılı hatta neredeyse hisli diyebileceğim William Cutting karakterini canlandıran adam...
2003 yılında ülkemizde vizyona giren bu filmden sonra benim için tek kasap, Cutting’dir. Çok sevgili Leonardo DiCaprio ise oyunculuğunun zoraki yetiştirilmiş olgunluğunu filme yansıtmış olsa da sevgili Cameron Diaz ile birlikte
eşantiyon olarak durmaktadırlar hafızamda...
Kasap Bill, kasaplık hayvanlar hakkında olduğu kadar insan anotomisi hakkında da her şeyi yemiş yutmuş bir adamdır. Vücudun hangi bölgesi kesilirse ne kadar kan kaybederden, ne kadar süre içinde yaşamını yitirir, her şeyi
bilen adam... Gözünü kırpmadan birçok kafa, kol vs. kesmiş bir cani... Ama aynı zamanda; sonsuza kadar kendine ait olacağını düşündüğü kadını düşmanına kaptırdığında duygusallığıyla hareket edecek kadar normal bir adam...
Yani bizler gibi... Dylan Dog gibi... Dylan da bu macerada ‘sıkça canım-cicim oldukları’ Marsha ile sıkıntılı zamanlar
yaşıyor. Artık sabrı taşan zavallı Marsha, Dylan’ı arkasına bakmadan terk ederken başına geleceklerden habersiz elbette! Böylesine fütursuzca terk edilir mi Kabuslar Dedektifi?!
Dylan, çok fazla belli etmese de hisleri olan bir erkek. Bu hissiyat kaosunda gözü bir şey görmeyecek birçok erkek gibi saçmalamak onun da hakkı tabii ki! Elbette macera hakkında daha fazla tüyo vermeyeceğim. Fakat Marsha’nın bir toplantı esnasında yediği tokadın sesini şu an bile duyar gibiyim...
Nedeni ne olursa olsun, bir erkeğin bir kadına şiddet uygulamasının yanlış bir davranış olduğu konusunda herkesin
hemfikir olduğunu düşünüyorum. (Şiddet gösterenin kadın ya da erkek olması da hiç fark etmez) Enteresan olan; bu şiddetin bazı zamanlarda sevgi, sevgiden doğan kırılganlık, aşk gururu gibi nedenlerle gözümüze çok da sevimsiz gelmemesi...
Tuhaf işte...

Boz



Ahmet SEKENDİZ

DDK29
10 Öğeler

Özel Referanslar